09 Nisan 2010

Alice Nedir? ya da Zordur Geçmek Aynanın İçinden...

Şükürler olsun Tim Burton yıllardır hayalini kurduğu Alice filmini çekti de hiç olmazsa Türkiye'de Alice ile ilgili kitapların sayısı arttı. Hatırlıyorum da Lost'da Alice göndermeleri pörtledikçe kitapçılarda orijinal hikayeyi aramıştım ama çocuklar için özetlenmiş olanlardan başkasını bulamamıştım.

Sonunda beklediğim kitap arkabahçe yayınlarından geldi: John Tenniel'in özgün çizimleriyle Alice Harikalar Diyarında aynı zamanda ikinci kitap Aynanın İçinden ve kayıp bölüm Peruklu Arı'yı da içeriyor...

Ama benim sorgulamak istediğim Alice'in ne anlama geldiği... Aklımda bir sonuç var ama yazının sonunu beklemek zorundasınız... ;)


Alice Harikalar Diyarında ilk kez 1865 yılında yayımlanmış, büyük ilgi üzerine yazar Lewis Carroll, Aynanın İçinden ve Alice'in Orada Gördükleri adlı ikinci kitabı 1872 yılında okurların beğenisine sunmuş. İngilizce orijinalinde yazarın kelime oyunlarına bayıldığını, Türkçe çeviriye rağmen anlayabiliyorsunuz, o yüzden çevirinin iyi olduğunu söylemek gerek. Mart ayında yayımlanan kitap kalın kapaklı ve tam bir başucu kitabı.

Özetle; Alice aklı bir karış havada küçük bir kız olarak hayalinde başka diyarlara gitmekte, gerçek hayatın yansımalarını zihninde farklı bir şekilde yorumlamakta, hayal dünyasında karşılaştığı karakterlerle "geyiğin" ..... ........... (fill in the blanks).

Alın size başka bir alıntı; bu sefer Aynanın İçinden kitabından:
"Ve tepeye giden yolu bulabileceğimi düşündüm."
"Tepe demişken," diye lafa girdi Kraliçe, "öyle tepeler gördüm ki, buna olsa olsa vadi dersin."
"Diyemem," dedi Alice. En sonunda Kraliçe'nin söylediğine ters bir şey söylemiş olduğuna kendi de şaşırmıştı. "Tepeye vadi denemez, çünkü bu saçma olur."
Kızıl Kraliçe başını iki yana sallayarak, "Saçma diyebilirsin," dedi, "ama öyle saçmalıklar duydum ki bu yanında bir sözlük kadar mantıklı kalır."
Geyik gibi gelse de kendi içinde belli bir mantık taşıyan diyaloglar, Alice'te ilgimi çeken bölümlerin başında geliyor. İster Alice'in saçmalamaları deyin, ister gerçek hayattaki bilgilerini belli bir düzene koyduğu rüyalar deyin, ne derseniz deyin, Alice'in bitmek bilmez merakı zihnini sonsuza doğru genişletiyor. Aslında kuantum fiziğinin popüler olduğu bugünlerde Alice'in tekrar gündeme gelmesi çok şaşırtıcı değil. Kuantum Fiziği, Michael Faraday'ın katot ışınlarını keşfetmesiyle 1838 yılında gündeme geldiğinden matematisyen yazarımızı etkilemiş olması mümkün. Alice'in paralel hayatlar arasında dolaştığını iddia etmeyeceğim ama kuantum mistisizminden payını aldığı rahatça söylenebilir. Aynanın öte yanına geçmek kavramı ise uzakdoğu felsefelerinin yüzyıllar boyunca tartıştığı konulardan biri; Matrix'te Neo kırmızı hapı aldıktan sonra aynadaki değişimi de benzer bir gönderme, dikkatli dinleyiciler Sezen Aksu'nun "Ablam aşktan öldü" şarkısındaki sözleri de hatırlayacaktır...

Sonuç olarak Alice tam anlamıyla "yerine sığamamak"tır derim ben. Çevrenize bakın, eşyalarla, canlılarla konuşun, doğrudan cevap vermeseler bile hayalinizde bir cevapları olacaktır mutlaka. Hatta bir kişiliğe bürünmeleri bile mümkündür. Ne işe mi yarar? Çevrenizle empati kurmanızı kolaylaştırır, zihniniz açılır, başka bakış açıları kazanırsınız. Kitabı mutlaka edinin ve başucunuza koyun, içinizdeki Alice'i keşfedin... tavsiye :)

4 yorum:

  1. kafa kitabı bu.şizofren alice

    YanıtlaSil
  2. ayrıca kitabı günümüze bu denli iyi yorumlaman kayda değer.kafa yaşıyoruz özetle mi desem acaba :)

    YanıtlaSil
  3. dahi kitap müthiş yorumlamışsın ..

    YanıtlaSil
  4. dahi kitap müthiş yorumlamışsın ..

    YanıtlaSil