25 Nisan 2010

MUZIR ŞEYLER ya da ZEITGEIST!


Vampirle Görüşme'den bu yana Louisiana'da yeni şeyler oluyor. Vampirler azınlık haklarını talep ediyorlar ve insanca yaşamak istiyorlar. Ama konu o kadar basit değil, çünkü Louisiana Ruhu gereği başka tuhaflıklar da oluyor. Neler mi oluyor?


I WANNA DO REAL BAD THINGS WITH YOU!!!



Her şeyden önce sevimli kızımız Sookie var; başkalarının düşüncelerini okumaktan bitap düşmek üzere. Üstelik biricik kardeşi Jason vampirlerden nefret ederken tutup bir vampir Bill'e aşık olmaz mı? Oysa çalıştığı barın sahibi Sam de Sookie'ye vurgun ama onun en yakın arkadaşı Tara'yla idare etmek zorunda kalıyor. Peki Sam'in ofisindeki duvarda ne var biliyor musunuz? Kırmızı başlıklı kızın yanında duran bir köpek tablosu! Tara'nın eşcinsel kuzeni Lafayette ise Sam'in barında aşçılık yapıyor ve hobi olarak da vampir kanı torbacılığı yapıyor, çünküüü vampir kanı eser miktarda alındığında süper kafa yapıyor. Olaylar Louisiana'da geçtiği için yaşanan diğer tuhaflıkları yazmıyorum bile... Memleketin adı çıkmış bi kere... :)



True Blood'ın popülerliği kesinlikle samimiyetinden geliyor. Ele aldığı konular ve metaforlarından dolayı diğer vampir ürünlerinden daha gerçek. Bir de günü iyi yakaladığını düşünüyorum. Düşünsenize vampirler azınlık olarak haklarını arıyorlar. Tanıdık geldi mi? Dizide özgür sex, uyuşturucu, farklılıkların bir araya gelmesi, sex, hayatı anlamaya çalışma, din sömürüsü, sex :) vs. gibi, günü takip edebiliyorsanız size çok tanıdık gelecek unsurlar bulacaksınız. Sex demiş miydim? :P


Özeti bu ama daha fazlası HBO'nun yazlık dizisi True Blood'da... Haziran'da 3. sezon start alacak. Hala seyretmediyseniz ilk iki sezonu bir yerlerden bulun, hemen seyredin ki geri kalmayın. Bu arada yeni sezonun sloganı "waiting sucks"... Biraz daha yakından tanımak isterseniz 3. sezon posterlerine göz atın... ;)






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder