21 Ağustos 2010

EVET? HAYIR? BELKİ? BİLMEM!!!

renklere özen gösterdim!!!
Son günlerde en çok duyduğum şey, referandum konusunda kimsenin doğru dürüst bir şey anlatmadığı, politikacıların klişelerle birbirlerine saldırmalarından neye hayır, neye evet, hatta nelere "belki" ve "bana ne" diyeceğini kestiremediği vs. Tembel milletiz vesselam. Özellikle parti liderleri çoban (dolayısıyla sempatizanlar dahil partililer koyun) sayıldığından TeVe'de ana haber bültenlerine yetiştiysek onların ne söylediğiyle neyi oylayacağımızı anlamaya çalışıyoruz.

Elbette 1982 anayasası üzerindeki değişiklikleri oyladığımızı herkes biliyor, sadece anayasada nelerin değiştirileceği, dahası bize bunun yansımasının ne olacağı konusunda bihaberiz, böyle olunca da diliyle parmak sallayan RTE'nin bizi berhaber yapacağından korkuyoruz... Bana göre en beteri de, bu değişikliklerden sonra planların ne olduğuna dair kimsenin bir şey söylememesi, her şeyin havada bırakılması... Bu değişiklikler olduktan sonra ya da olmadıktan sonraya dair, kimse taahhütte bulunmak istemiyor anlaşılan. Karşılaştırmalı anayasa değişiklikleri için tıklayın...

Partilerin referandum broşürlerine baktığımda gözüme çarpanlar:
  • BDP ırk, cins, din vs. farklı yaşam ve düşünce tarzındaki herkesin Türk yerine TC vatandaşı sayılmasını öneriyor. Buna karşı çıkar mıydık? Vatandaşlık bilincini desteklemez mi? Ama tabi ki BDP PKK taraftarlığıyla haklı olsa da haksız duruma düşmeyi tercih ediyor. Ve öyle görünüyor ki AKP'den önce CHP ve MHP'nin mevcut anayasanın kalması için çabaladığını savunuyor. Önerilerini açıkça söyleyen partilerden biri. BDP neden referanduma gitmiyor? Cevapları için tıklayın...
  • AKP, doğrudan 1980 öncesi ve sonrası travmaları (gazete kupürleri, askeri darbe, vs.) hatırlatarak seçmenlerin yaralarını deşiyor tüm broşür boyunca ve demokrasi kahramanlığına (tarafımı belirteyim de bertaraf olmayayım!!!) soyunuyor. Demokrasiyi ağzından düşürmese de fikir-zikir çelişkisinden dolayı puan kaybediyor. Tuhaf bir söylemle güçler ayrılığından bahsediyor ama takdir hakkı adı altında kendi haklarını saklı tutuyor, devlet milletin hizmetçisi olmalıdır gibi "evet ya öyle olmalı" diyeceğimiz bir konuda bir bakıyoruz ki kurum üyelerini benim adıma atama çoğunluğunu elde ediyor. Üstelik sonrasındaki uygulamalarının ne olacağına dair ser verip sır vermiyor. Broşürde çoğunlukla CHP'yi ve CHP söylemlerini dikkate almış gibi görünüyor. AKP'ye göre neden evet demeliyiz? Cevapları için tıklayın...
  • CHP, Kılıçdaroğlu liderliğe geldiğinden beri yaptığı gibi AKP yolsuzlukları ve gizli ajandaları üzerine yoğunlaşarak neden hayır denmesi gerektiğinin cevaplarını veriyor. Açıkçası dosyaların ne olduğu, kendisinin nasıl bir anayasa önerisi olduğu gibi konularla desteklese argümanı çok daha güçlenecekmiş gibi görünüyor. Partinin sitesindeki haritaya göre neredeyse Türkiye'nin tamamını gezmiş görünen Kılıçdaroğlu'nun ajandasında tabii ki parti liderliğini anlatma derdi de olduğundan AKP yolsuzlukları ve gizli ajandaları kolaylık sağlıyor, yani bir taşla iki kuş vurmaya çalışıyor. Çalışkanlığına diyeceğim bir şey yok ama umarım bu telaşede kaçırdığı bir şey yoktur. CHP'ye göre neden hayır demeliyiz? Cevapları için tıklayın...
  • MHP'nin broşürüne göre, doğal olarak doğrudan ve yoğunlukla AKP'yi, daha da vurucu bir şekilde RTE'nin incilerini (ananı da al git, askerlik yan yatma yeri değil, gözünü toprak doyursun, bitaraf olmayan bertaraf olur vb.) karşısına almış gibi görünüyor. Ancak örneğin seyahat özgürlüğüyle ilgili maddede hukuka cevap vermesi gerekenlerin bundan böyle yurt dışına kaçabilmesi yolunun açıldığını savunarak AKP üzerinden komplo teorisine kaysa da değişikliklerin sonuçlarına örnekler vererek en azından ufuklarımızı biraz daha genişletiyor. MHP'ye göre neden hayır demeliyiz? Cevapları için tıklayın...
Umarım parti broşürleri, referandumla ilgili bir fikir geliştirmenize yardımcı olur. Tabi zahmet edip okursanız. Hem neme lazım, söz uçar, yazı kalır, bunu hiç unutmamak lazım.
SONSÖZ: Ben şu anda yeni bir öneri göremediğim halde bugüne kadar siyasi riskler alarak gücünü artıracağını hesaplayagelmiş ve demokrasiyi kimbilir nelerin aracı olarak görmüş bir AKP'nin demokrasi kahramanı kesilmesine karşı HAYIR diyorum. Demokrasilerde akılsız veya IQ'su düşük olma pahasına fikrini söylemek diye bir şey vardır değil mi? Demokrasilerde düşüncelerinden ya da kararlarından dolayı insanları akılsız veya IQ'su düşük olarak yaftalamak, başkalarının özgürlüğüne müdahale etmek değil mi? Öyle görünüyor ki mahalle baskısını da araç olarak kullanan AKP yeni mahalleler yaratmakta çok usta. Özgürlüğüme düşkün olduğum için bu yeni mahalleler bile tepki duymama neden oluyor.
Not: Bok rengi üzerine de yazmak isterdim ama afrodizyak etkisi yaratmayayım şimdi durduk yerde :P

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder