25 Ağustos 2010

KEDİİİİİİİ

Twitter'da @robonuts sağolsun günüme renk geldi. Küçüklüğümden beri hayvanlarla içiçe olduğum için hepsini içime sığdırasım gelir. Yılan (freudyen nedenlerle ilgisi yok, çünkü güzel bulduğum halde kıvrılarak ilerleme hareketinden fena halde tilt oluyorum) ve sıçan (o da yine o etsi tuhaf kuyruğu nedeniyle, yine freudyen nedenlerle ilgisi olduğunu sanmıyorum) haricinde tüm hayvanlara karşı acayip muhabbetim vardır.

Abbasağa parkı sayesinde özellikle köpek ve kedilerle haşır neşirim. Her ne kadar evdeki canavara (Timi) pire taşırım diye korksam da onlarla neredeyse yerlerde yuvarlanmak kadar güzel bir şey olduğunu sanmıyorum. Ama en en en en en cin hangi hayvan derseniz kedi derim. Her şeyin ötesinde bağımsız tavırlarına hastayım. Elbette hepsi aynı davranmıyor, yılışık olanları ya da düşmanca davrananları yok değil ama her durumda bağımsızlıklarından asla taviz vermiyorlar.

İşte günüme renk getiren de kedilerle ilgili bir karikatür blogu oldu. En çok güldüğüm de aşağıdaki karikatür oldu...

Köpek: Birbirimizi çok seviyoruz ve biz çok iyi arkadaşız ve birbirimizi seviyoruz ve sincapları seviyorum ve sevgi ve şu bu... / Kedi: Git. Geri gel. Senden hoşlanıyorum. Hayır, hoşlanmıyorum. Dışarı çıkmak istiyorum. Mama ver. Seni seviyorum. Git. Beni kucağına al.

Evet, yedi yaşında, doğuştan görme engelli Timi de aynısının tıpkısı bir tavır içinde. Daha minicikken geldiğinde patisini tuvalet kumuna sürttüm ve o gün bugündür hasta bile olsa tuvaleti nerede olursa olsun gider bulur. Suyu eskaza bittiyse yapacağı tek şey (miyavlamaya gerek görmez) su tasını odanın ortasına getirir. Canı isterse kucağıma gelir, canı isterse evin en kuytularında kaybolur, canı ister kimbilir neden küser, canı ister kimbilir neden barışır. Eve gelen misafirler konusunda tuhaftır; kimine uzak durur, kiminin neredeyse başına çıkar. Üstelik gelişmiş bir zevk anlayışı vardır; güzel parfüm kokusuna bayılır, kadife üzerinde yatmayı sever, uzun tüyleri keçeleşmeye başladığında kuaför zamanı geldiğini belli eder. Ve bütün bunları kedilerin o çok zarif bulduğum hareketleriyle yapar. Ama asla ve de kat'a istemediği bir şeyi yapmaz. İşte bu yüzden kedilere ve tabi ki Timi'ye bayılıyorum.

TİMİ ve konfor
Özetle kedilerde bayıldığım bu özellik sanırım ilişkilerime de yansıyor ve zevkleri gelişmiş, zarif, net bir duruş sergileyen, istediği zaman gelen, istediği zaman giden, aynı zamanda istediğim zaman gidip gelmeme izin veren insanları da hayatıma büyük bir zevkle katıyorum. Aksi takdirde (biz birbirimizi seviyoruz, biz biriz, ben senin bir şeyinim, sen benim her şeyimsin vs. durumlarında) topukları yağlamaya başlıyorum. Kulağa kötü gelebilir ama sanırım içime kedi girmiş benim. öyle işte :)

Not: Kedi davranışıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi için Simon's Cat... Israrla tavsiye ;)

2 yorum:

  1. tam mıncırmalıkmış, başka pozları yokmu? burnunun üstündeki ne? leke gibi duruyor... by karakedi

    YanıtlaSil
  2. ahan da işte facebook albümü :) http://www.facebook.com/album.php?aid=8292&id=611529894

    YanıtlaSil