08 Ekim 2010

GAP LOGOSUNU NEDEN DEĞİŞTİRİR?


1969 yılında San Francisco'da doğan giyim markasını, haklı olarak fazla Amerikan bulurum. Bana hitap eden bir marka hiç olmadı. Ama sonuçta bütün dünyada iyi bilinen bir marka olması hasebiyle hemen hepimizin gözlerimizin önünde bir marka aynı zamanda. Amerika'da Starbucks kadar olmasa da yaygın olan markanın, dünya çapında da 300 civarında mağazası var.

41. yılında bir bakıyoruz ki, 6 Ekim tarihi itibariyle kurumsal sitede yeni bir logo yayınlanmış. Tecrübeyle sabittir ki, böylesi bir logo değişimi sadece yaratım aşamasında bile milyonlarca dolar değerinde. Üstüne bir de bütün mağaza tabelalarını, etiketleri, vs. düşünün. Ciddi bir operasyon yani.

Peki bir kurum logosunu neden değiştirir?
- Markalar da yaşayan varlıklar olduklarından, günü yakalamak adına yüzlerini değiştirmek isterler. Amaç tabii ki trendler doğrultusunda genç kitleleri yakalamak, mevcut müşterilere de bir yenilik sunmaktır. GAP uçurum anlamına geliyor zaten, abartmak istememiş olabilirler.
- Değişimin bir nedeni de (hiç istenmese de) markanın tıkanmasıdır. Logo değişimi, beraberinde yeni stratejileri de getiriyorsa amaç ya pazar büyütmek ya da değişimle mali zorlukların üzerinden gelmektir (ki satışlarla ilgili malum krizin de etkisiyle problem söz konusu). Geriye dönüp baktığımızda 2007 yılı başında CEO'nun değiştiğini görüyoruz. Bu da logo değişiminin altında, stratejik bir değişimin de yattığını gösteriyor. Çüşşş, 2007 yılından bahsediyorsun, diyebilirsiniz. Ben de, boru diil, naaber? derim. Marka olmak Hülya Avşar olmak kadar kolay değil maalesef.

Peki GAP logo değişimiyle ne anlatmaya çalışıyor olabilir?
- Logoyu görenlerin çoğu "bu ne be?" tadında tepki gösteriyor, çünkü GAP eski logosuyla belli bir klas yaratıyordu. Tabii iş sadece logoda bitmiyor; iletişimin genelinde klasik ve şık havası vardı.
- Oysa trendler, sadeliği, tırnaksız serif yazı karakteri ve degrade renkleri gösteriyor. Ve inanın bana, bu trendler ciddi araştırmalar (psikolojik, coğrafi, demografik vs.) ile destekleniyor. Yani şu dakika gözünüze güzel gelen birçok şeyin temeli, en az 2-3 yıl öncesinden atılıyor.
- Dahası büyük harfli logolar, adidas'tan beri sürekli küçük harfe dönüşme yolunda ilerliyor. Yani yeni bir şey değil.
- Bununla birlikte eski logo, lacivert kutunun içinde hapsolmuş haliyle artık demode sayılması gerekiyor. Her geçen gün, bir şeylerin içine hapsolmuş logoların özgürlüğe kavuştuğuna tanık olacaksınız, hazır olun. İnsanlar, sınırları sevmiyorlar artık.
- Dahası, bu özgür ifade markanın da sınırlarını daha aşağılara (ya da yukarılara) doğru zorlayacağı anlamına geliyor olabilir. Yani düşen satışlarını, yeni ekonomi gereği affordable line diyebileceğimiz ürünlerle toparlamaya çalışabilirler, diye düşünüyorum. Benim asıl merak ettiğim, Kids gibi yan markaların nasıl konumlandırılacağı...

Alın size birkaç örnek daha:


Sonuç olarak, gözünüze tuhaf gelebilir, ama hemen her şeyde olduğu gibi, reklamın da katkısıyla bu yeni logoya da gözümüz alışacaktır. Sezen Aksu şarkılarını bile ilk seferinde beğenmiyoruz artık biliyorsunuz...  Alışırsınız, alışırsınız... ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder