08 Ekim 2010

NEDİR BU ANNE-KIZ İLİŞKİSİ?

Size de oluyordur: bir konuya takıldım mı, illa tekrar tekrar karşıma çıkar. Son çevirdiğim roman Gillian Flynn'den Keskin Şeyler; yakında kitapçılarda bulabilirsiniz. Ölü büyük anne, anne, kız ve kız kardeşler (biri ölü, biri yaşayan) arasındaki tuhaf ilişkiyi bir gerilim öyküsünde veren bu romanı çevirirken, fena halde psikolojim bozuldu diyebilirim. Neyse kitap raflara çıktığında ayrıntılı bir tanıtım yaparım... Annemle kız kardeşimin beni hayretler içinde bırakan ilişkilerine de değinmeyeceğim.

Son zamanlarda kanepede uyumayı adet edindiğimden, geçen sabah gözümü açtığımda televizyonu da açtım ve o saniye bir film başladı şansıma. Neymiş diye baktım; Little Oberon imiş. 2005 Avustralya yapımı küçük bir film. O kadar küçük ki Google'da ne posterini bulabildim, ne de doğru dürüst resim var. Youtube olmadığı için videosuna da bakamadım, diğerlerinde hiç yoktu. Ama TV filmi tadında olsa da enteresan bir ışığı var Little Oberon'un.


Özetle; kanser bir anne, evi uzun yıllar önce terketmiş kızı ve torunu, hikayenin merkezinde. Hastalığı öğrenince Georgie (kız) ve Natasha (torun), Lola'yı ziyaret etmek için yıllar sonra Little Oberon'a dönüyorlar. Georgie tam kasabadan kurtulmak isteyen hoppa kızlardan. Hoppalığı nedeniyle de karnındaki bebekle ayrılıyor kasabadan. Babanın kim olduğu bilinmiyor; olasılıklar var tabii ama Georgie, Natasha'nın bir anda ortadan kaybolan gençten olduğuna inanıyor. Georgie aynı zamanda Wicca cadılarından ve hayat dolu.

Haliyle Lola'nın hastalığı, Natasha'nın babasını arama çabalarıyla birlikte - bekaretin de getirdiği saflıkla - geçmişin hayaletleriyle karşılaşıyor. Kasabalı, yeni gelenleri hayret, garez ve biraz da kıskançlıkla izlerken gizem adım adım çözülüyor. Tabii anne-kız-torun ekseninde, tuhaf bir savaş ve barış sosuyla birlikte...

Film son zamanların "kasabaya dönüş özlemine" de ayna tutuyor. Koskoca şehirlerde bile artık gettolar halinde yaşadığımız düşünülürse, çoktan kasabaya dönmüş olabiliriz bile. Sonuç olarak, Avustralya sinemasına bayılırım. Bu küçük film de gönlümü çaldı. Oyunculuklar müthiş. Digiturk MovieMax Family kanalında oynuyor. Yakalarsanız veya bir yerlerden bulursanız mutlaka seyredin.

1 yorum: