01 Aralık 2010

1 ARALIK DÜNYA AIDS GÜNÜ: HAYATA SARILIN

Dünyada AIDS
HIV 1980'lerde tanımlandı. Afrika'da şempanze ve orangutanlardan insanlara geçtiği tahmin ediliyor, ama hastalığın insanlar arasında bir anda yayılmasının sebebi hala muamma; sosyal yaşamın değişimi ve kentleşmeye bağlayanlar da var, steril olmayan şırıngalara bağlayanlar da. Bununla birlikte ilk başta eşcinsel hastalığı olarak tanıtılmasından yola çıkarak (bu arada erkekler arası seksten geçme oranı hala yüksek), ahlak amaçlı bir yok etme operasyonu olduğuna inananlar da var. Sonuçta karlı çıkanlarsa devasa ilaç kartelleri. Hastalığı kapan bir insanın aylık ilaç masrafı 1000-1500 dolar civarında; bugün dünyada (2008 rakamlarıyla) 33,5 milyon hasta olduğunu göz önüne alırsanız, inanılmaz bir paradan bahsediyoruz.

Özellikle Afrika'daki yoksul ülkeler, bu hastalıktan kırılıyor, çünkü gerekli tedaviyi yoksulluktan ne geliştirebiliyorlar, ne de elde edebiliyorlar. Neyse ki Hindistan ve Çin, son yıllarda daha ucuz ilaçlar üretme çabasında, sanıyorum bir sonuç da elde ettiler. Rusya'dan gelen haberlere göre, virüsü bloke eden bir tedavi çok yakın.

Tüm AIDS karşıtı kampanyalar, insanların ahlak kaygılarını gıdıklamayı amaçlayarak tek eşliliğe yükleniyor, insanları tek eşliliğe yönlendirmeye, korunmayı artırmaya çalışıyor. Oysa özellikle kent yaşamında, Türkiye de dahil olmak üzere yaşanan özgür cinsellik, tam da Türkiye gibi cinselliğin bastırılmış olduğu ülkelerde tehlikenin kapısını daha da aralıyor. Bana göre bastırılmış cinsellik, her tür tehlikeye açık, hem fiziken hem de ruhen... Genç yaşta evlenip seksi tek bir erkekle tanıyan bir kadını düşünün, daha önce hiç seks yapma şansı olmamış olsun ve evlendiği erkek de hödüğün ya da beceriksizin teki olsun... Bilmem tanıdık geldi mi? Bu kadın büyük kentte yaşıyorsa, cinselliğinin iyice oturmaya başladığı dönemde önüne çıkan baştan çıkarıcı bir fırsatı değerlendirdiğinde sizce korunmayı düşünür mü? Ya da erkekleri ele alalım; bütün seks hayatı genelev, eşekler ve hatta erkekler olan genç bir erkek, evlendikten sonra kendisini tatmin etmeyen bir kadından ne sürede soğur ve başka kadınlarla kaçamak yapmaya başlar? Bu da tanıdık gelmiştir sanırım. Ya da eşcinsel bir erkek ya da kadını düşünelim: yıllar boyunca, toplumsal baskılar ve ayıplamalar nedeniyle cinselliğini bastırmış olsun, sonra bir noktada cinsel arzuları zirveye tırmandığında bütün o yılların acısını çıkarıyor olsun. Bu çoğumuza pek tanıdık gelmeyebilir, ama sonuçta söylemek istediğim cinselliğin bastırılması kadar tehlikeli bir şey yok.


Gelelim yine AIDS konusuna... Geldiğimiz noktada kampanyalar korunmak, tek eşlilikle insanları korkuta dursun, asıl üzerinde durulması gereken nokta test yaptırma alışkanlığının topluma anlatılmasında. Evet, AIDS kötü bir hastalık, yakalananları ruhen ve fiziken (ve hatta madden) zorlayan bir yaşam biçimine zorluyor, ama artık ölümcül olmadığını da akıldan çıkarmamak lazım. İlaç tedavisiyle, bugün artık virüs kontrol altına alınabiliyor, hastaların yaşam kalitesi artıyor. Test yaptırmaksa hastalığın bilincinde olarak, başka insanlara bulaşması ihtimalini engelliyor. (ya da en azından engellemeli!)

İşte bu noktada topluma anlatılması gereken ikinci bir mesele de AIDS'lilerin de insan oldukları... Yani bu ülkede doktorların bile hastalığa korkuyla yaklaştıkları göz önüne alınırsa, insanların AIDS'lilerden kaçma çabaları anlaşılır bir şey. Oysa AIDS ne tokalaşmaktan, ne sarılmaktan, ne aynı kaptan yemekten, yani kısaca paylaşılan ortamlardan bulaşmıyor.

Demek istediğim, bugüne kadar yerleşen AIDS imajından dolayı virüsü kapanlar, hastalığın etkilerinin yanı sıra  zaten içsel bir suçluluk, pişmanlık, adını ne koyarsanız artık, daha hayati bir zorluk yaşıyorlar, oysa tüm hastalar gibi onların da moral olarak desteklenmesi, hayatla barışmalarını, hayata sarılmalarını sağlamak gerekiyor. Çünkü AIDS artık HAYATIN SONU değil.

Öyleyse:
- Cinselliğinizi baskılamayın, utanmayın, çevrenizdekilerin cinsel hayatlarını ayıplamayın, cinselliğin hayatın parçalarından sadece birisi olduğunu unutmayın.
- Seks yapmayın, tek eşli yaşayın, öcü kapar demeyeceğim, ama seks partnerinizi seçerken dikkatli olun, korunmaya çalışın.
- AIDS karşıtı kampanyaları ve hastalıkla ilgili bilgileri çevrenizle paylaşın.
- Çevrenizde HIV+ olduğunu bildiğiniz insanları dışlamayın, destek olun.
- Test yaptırın (gönüllü merkezlerde ücretsiz ve anonim test yaptırabilirsiniz! Liste için tıklayın ya da arayın: Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri Bilgi Hattı 444AIDS)
- AIDS bugün özellikle Afrika ve az gelişmiş ülkeler nezdinde ucuz ilaç ve tedavi açısından bir insan hakları meselesi haline gelmiş durumda. Bu konudaki tepkilere, protestolara, kampanyalara hiç çekinmeden katılın. Bu kampanyalara katılmanız, sizin de AIDS hastası olduğunuz anlamına gelmez. Öte yandan insanlar öyle anlasa bile, niye umursayasınız ki? Tedavisi bu kadar kolaylaşmışken, bahsettiğimiz bölgelerde insanlar sadece maddi yetersizlik nedeniyle hayatlarını kaybediyorlar; Afrika'da ailesini kaybeden çocukların haddi hesabı yok, onları düşünün.
- Virüsü kaptığınız ortaya çıkarsa ya da hali hazırda virüsü kaptığınızı öğrendiyseniz, korkmayın, suçluluk hissetmeyin, üzülmeyin; derhal tedaviye başlamanın yollarını arayın. En önemlisi, HAYATA SARILIN.
- Hadi durmayın, bu yazıyı paylaşın. Kime faydası olacağını bilemezsiniz. :)

BEN AİDS'İM
Lütfen bana sarılın
Size hastalık bulaştıramam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder