09 Şubat 2011

PHUKET 2. GÜN: NO MONEY, NO HONEY


Önce dün geceden başlayalım. Malum Bangla Road’a yani buraların İstiklal Caddesi Walking Street’e göz atılacaktı. Bangla Road gündüzleri normal çarşı pazar gibi, akşamları ise işler değişiyor. Cadde trafiğe kapatılıyor ve millet bil tekmil yürümeye başlıyor. Önce birkaç masum barla başlıyor cadde, ama sonrasında yavaş yavaş neon ve led ışıkların sayısı artıyor, müzik sesleri yükseliyor ve tabii ki Thai Lady’leri kah normal günlük kıyafetleriyle kah özel bikinilerle striptiz direklerine sarılarak dans ediyor. Yok, yalan söyledim, dans ettikleri falan yok, bir çömelip ayakta iki salınıyorlar, sonra yine çömeliyorlar, arada bir de saçlarını sallıyorlar, ama bunu öylesine ruhsuz yapıyorlar ki erken saatler olmasına bağlayacağım, ama reklam ve pazarlama kurallarına ters düşüyor. Velhasılı kelam lady hanımlarımız etraflarına dizilip biralarını içen erkeklere dans ederken, Hakiki Thai Lady’leri, yani Lady Boy’lar sokak boyunca iş tutuyor.



İddia ediyorum, hiçbir kadın bir travesti ya da transeksüel kadar alımlı ve işveli ve dahi kırıtarak yürüyemez. Bu kadar kadın olmayı kendilerine yediremezler. Mesela bir Lady Boy gördüm; mor daracık ve kısacık, üzerine yapışan bir elbise giymiş, saçlar siyah ve beline kadar sarkıyor, makyaj tam dozunda, ayakkabılar çivi topuk, zincir kordonlu zarif çantasını omzuna asmış kenarda kendisinden biraz daha casual görünen başka bir Lady Boy’un yanında duruyor, konuşuyordu. O anda caddeden yüzlerce insan geçiyordu, ama sahne tamamen onundu; bütün gözler onun üzerindeydi. Arkadaşıyla konuşurken birden celallendi, öyle kızmak, öfkelenmek değil, sadece mağrur bir saç savuruşu… ve yürümeye başladı. Anlatamam ki görmek lazım. Öylesine dalmışım ki onu izlemeye, elimde kamera olduğunu bile unutmuşum. O yüzden fotoğrafı yok, bahtınıza küsün… J



Bu arada caddede yüzlerce, hatta belki binlerce insan sürekli yürüyor, barlara girip bir şeyler içiyor, envai çeşit insan var, aynı zamanda tapınaklara asılan çiçek kolyeleri satan kadınlar da var. Fuhuş alenen almış başını gidiyor, ama aynı zamanda ibadetle ilgili bir şeyler de hemen bir Lady Boy’un yanında satılıyor. İbadete bu kadar düşkünler anlayacağınız.


Dün gece keşif gecesi olduğu ve haddinden fazla uykusuz olduğumuz için, otele erken dönmeye karar verdik. İki falan gibi yatağa girdim, biraz kitap okuyayım dedim, çünkü zaten kitap okumadan uyuyamam, üstüne üstlük hala uykum yokmuş gibi hissediyorum. Neyse ki sanıyorum birinci cümlede uyuyakalmışım. Sabah korkunç bitkin uyanacağımı sanıyordum, ama heyhat, canavar gibiyim. İnanılmaz bir enerji, alışık olmadığım bir hareketlilik hali. Sanki yıllardır hareket etmemekten hareket etmeyi unutmuşum da, yeniden keşfettikten sonra dur durak bilmez bir hale gelmişim, o kadar o kadar yani…


Mr. Chan’ı aramak gerekiyordu, çünkü turlarla ilgili program yapmazsak hangi ne yapacağımızı bilmeden, öyle avare avare dolaşacağız. Kahvaltıdan sonra Chan’ı aradım, birde otelin lobisinde buluşmaya karar verdik. O arada da havuz sefası yaptık. Duangjitt, Patong’un en büyük tatil köylerinden birisi. Acayip büyük bir araziye kurulmuş. Bir kısmında 3 katlı bloklar var, başka bir kısmında superior odalar, diğer bir kısmında da kendinizi Levent Caddesinde hissedeceğiniz villalar var. Eh böyle olunca havuzu da acayip büyük. Bir başından öteki başına en az yarım kilometre vardır, üstelik öyle belli bir şekli de yok, belki uzaydan bakınca vardır, ama biz insan gözlerimizle o kadarını göremedik haliyle. Bar vesairenin yanı sıra benim en hoşuma giden, sazlıklarla çevrelenmiş, girişi dikkatle gizlenmiş gizli havuz bölümüydü, insan bir anda bütün otelden kopup, başka bir yere gitmiş gibi oluyor.

Saat birde Mr. Chan bütün sevimliliğiyle lobide yanımızdaydı. Hangi gün ne yapacağımıza karar verene kadar bir saat geçmiş, pazarlık kısmı ise yine 2 dk falan sürdü. Mr. Chan, bir Türk’ün sahip olduğu ve Bangkok merkezli Thailand Escapes için çalışıyor. Bize alternatifleri gösterdi, dili döndüğünce anlattı, sonunda yarın yarım günlük Phuket ada turuna, pazartesi günü de tam gün, yemekli Phi Phi turuna karar kıldık. Cuma akşamı da eğer büyük şampiyona varsa, Thai Box maçına gideceğiz. Toplamda 5.600 baht tutuyordu, iki tur alırsak %5 indirim yazılı olarak önceden bildirilmişti, benim de pazarlık damarım yine tutuvermişti. Öyle ya insan alışınca daha fazlasını istiyor. Ama şunu da fark ettim; Zeitgeist’ın son belgeselinde zihinsel sorunları olanların (geri zekalılık, moronluk gibi) borsada çok başarılı oldukları anlatılıyordu, çünkü merhamet ve empati duyguları yoktu. Bense pazarlık yaparken bile duygusallık yaparak (Mr. Chan’ı seviyoruz ya) kapıyı 4.000 bahttan açtım. Sonuçta turları satarken üzerine bir şeyler koyduğunu biliyorum, buralarda işler böyle yürüyor, amma velakin onun da kazanması gerekiyor, kim bilir kaç kişilik bir aileye bakıyor, vs. vs. Demem o ki, bunları düşünerek pazarlık yapmak, ne kadar pazarlık yapmaktır bilemiyorum, ama sanıyorum orta noktaya isabet etmişim ki Mr. Chan, sadece bir kerelik “mık”tan sonra kabul etti. Eh, biz de onun fazla zorluk çıkarmaması hatırına 500 baht tip verdik. Gönlümü sorarsanız, çok rahat…

Öğleden sonra yine yemeklerimizi yedik…



Ben de 20 saatlik internet kartı aldım. Eğer gidecek olursa DTAC gayet iyi. Edge olmasına rağmen, Türkiye’deki kadar hızlı. Bazen 3G ile kandırıldığımızı düşünüyorum ya hadi neyse…

Bu sahilde koşmak çok moda :)))

Ardından da yine sahile indik, ama yemekti, suydu, freeze’di, internet kartıydı derken, sahildeki şezlonglar için para kalmamıştı. Bize şezlong satmak isteyen çocuğa “No Money!” dediğimde sırıtarak “No Money, No Honey!” dedi. Bugünün lafı da bu olsun hadi… Neyse kumlara yayılıp yüzdük, güneşlendik, su çekildiğinde yürüdük, fotoğraflar çektik. Bildiğiniz tatil işte… Fazla ballandırmayayım. Çünkü sanıyorum daha ballandıracağım çok şey olacak. J

Birazdan buraların en meşhur deniz ürünleri restoranına gideceğiz. Karnım kazınmaya başladı hafiften. Saat tam 20.20. Yarın görüşürüz ;)


5 yorum:

  1. Takipteyim Mehter.. Helecanla bekliyorum maceranin devamini..:) Nuran

    YanıtlaSil
  2. tarantula yiyin :D
    çok merak ediyorum nasıl birşey olduğunu :D

    YanıtlaSil
  3. @x-coach hahaha tarantula, bu iyiydi.

    çokta ballandırma rüyama giriyor sonra, dün havuz başında gördüm kendimi hamak, bavul felan...

    YanıtlaSil
  4. bu geziye ait gunluk yazdiklarini okuyorum. cok zevkli...
    verdigin detay tam kivaminda. ve samimi anlatimin "bakiim bugun neler yapmis" diye merakla okutturuyo:)


    hmmmm bakiim yarin neler olcak:))

    YanıtlaSil
  5. dün ben baygın düşüp uyurken arkadaşım sahilde görmüş koca bir örümcek. yememiş tabii, ama turistlerden biri dokunmaya çalışınca hayvan öyle bir sıçramış ki, etrafta kaç kişi varsa hepsi korkuyla geriye sıçramış :)))

    beğendiğinize sevindim Nuran ve Fatoş...

    karakedi... daha surin beach var, thai box var, phi phi island, leonardo beach, pattaya, bangkok var... ben ballandırmayayım da kim ballandırsın :))

    YanıtlaSil