15 Ağustos 2011

GÜZEL VE UCUBE: FUR


Uzun yıllar önce internetten tanıştığım biri buluşmaya geldiğinde biraz şaşırmıştım. Doğrusu sonrasında da neye şaşıracağımı şaşırmıştım: geldiği andan itibaren kurduğumuz sıcak diyalogla bir bacağı engelli olduğu için koltuk değneğiyle karşıma çıkmış olmasının arasında kalmıştım. Şimdi şimdi düşünüyorum da iyi ki öyle bir sürpriz yapmış. Belki daha onunla buluşmadan önyargılarımı ekmeye başlayacaktım. Belki zaten o da bunu bildiği için sürpriz yapmayı tercih etmişti. Kulakları çınlasın.

Kulak demişken, kepçe kulağı da severim; insanın yüzüne afacan bir sevimlilik kattığını düşünürüm. Hele faça izine özel bir hayranlığım vardır, ister ameliyat ister jilet izi olsun, dokunmak isterim. Köprücük kemiği normalden biraz daha derin olmasın, hemen okşamak isterim. İster doğuştan ister insan mamulü olsun her tür farklılığa içten gelen bir merakım var. Güzel bir yüz gördüğümde sonradan onun engelli olduğunu fark ederim. Güzellikten kastım, bir tür saf güzellik, bir tür mağrur güzellik, bir tür kabullenilmiş güzellik. Toplumdan farklılaştığını fark eden ve bunu kabullenen azınlıkların yüzüne yerleşen türden bir güzellik.

İşte Fur (Tutku) filmi de Amerikan fotoğrafçılık tarihine önemli katkıları olan Diane Arbus üzerinden bu farklılıkların güzelliğini ortaya koymayı fikir edinmiş. Filmi bir arkadaşım önermişti, uzun zamandır bir kenarda duruyordu. Nicole Kidman, kalıpların arasına sıkışmış fotoğrafçı eşi / asistanı rolünün hakkını veriyor yine. Kidman da güzellik açısından uç noktada aslına bakarsanız. O kadar uç noktada ki sinsi bir bakışı insanı daha da ürkütüyor. Robert Downey Jr. ise kürkünün altından sadece gözleriyle o bilge piç performansını eksiksiz veriyor. Bu adamı izlerken kıkırdamamak mümkün değil ki kıkırdamayı severim, bilirsiniz.

Diane Arbus'a gelince... (Fotoğrafları için isme tıklayabilirsiniz) Başta anlatmaya çalıştığım uç noktalar, kadının fetiş derecesinde merakı. Toplumun dayattığı kız evlat / eş / anne / komşu kalıplarından öylesine sıkılmış ki bir çıkış noktası arıyor. En azından filmin iddiası bu doğrultuda. Romantikleştirilmiş (Hollywood-stayla) olması ihtimali de var, ama pornografik versiyonu rahatsız verici olabilirdi sanırım. Her neyse, bu filmde güzelle ucube arasındaki fetişe şapka çıkaran diyalog var.

Biraz yavaş aksa da bu yavaşlık gerilimi tadında tutuyor, ama seyrettikten sonra kafanızdaki ucube kavramını bir daha gözden geçirmek isteyebilirsiniz. Tavsiye ;)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder