18 Şubat 2015

PHNOM PENH: AYLAKLIĞA ÖVGÜ

Önce biraz tarih bilgisi: Khmerlerin kökü Angkor Krallığına ve 600 yıl bu topraklarda hüküm süren Khmer İmparatorluğuna kadar gidiyor. 1860larda Fransız egemenliği başlıyor; mimaride koloni etkilerini görmek mümkün. İkinci dünya savaşında ise Japonlar geliyor. Ama Kamboçya en çok Ölüm Tarlalarıyla anılıyor. 1975'te yönetime gelen Pol Pot'un kutsal bir davası var; ülkeyi komünizmle yönetip tarıma dayalı bir köylü toplumu kurmak. Çin'in de desteğiyle herkes pirinç tarlalarında çalışmaya zorlanıyor. Muhalefet edenler ve okumuş görmüş herkes kıyıma uğruyor. Öyle ki bir noktadan sonra gözlük takanlar bile entelektüel sanıldığından katlediliyor. Sonuç: 3 milyon ölüm. Kutsal dava uğruna. Çok hazin.

Yüreğim yetmeyeceği için Ölüm Tarlalarına gitmemeye karar verdim. 2 gündür şehirde aylaklık ediyorum. Çünkü nehir kenarında kurulu başkent, geniş meydanları, yayvan yerleşimi ve tatlı uyuşukluğuyla adeta aylaklığa bir övgü gibi.

Dün bir tapınağı gezerken telefonumun kamerası kitlendi. Ve beni bir korku sardı. Yeniden başlatmam gerekiyordu ve ben Kamboçya sim kartımın pinini bilmiyordum. Cellcard'ın ofisi şehrin bir ucundaymış. Yürüdüm. Yürüdüm. O kadar çok yeni şey gördüm ki aylaklık kararım için kendi kendimi kutladım. Meğer sim kartın şifresi yokmuş bu arada 😀 Aylaklık felsefeme cuk oturdu bu boş iş...

Nehir kenarı İzmir kordon gibi. Yürürken en çok tuktukçular taciz ediyor. Ama eski Bodrum tacizi gibi değil. Biraz yüz bulanı ot ve kadın da öneriyor, ama bu sefer fısıltıyla.

Ulusal Müzeyi gezdim sonra akşamüstü. Evet görülesi, ama bir noktadan sonra bütün Budhalar aynı. Yine de özellikle ejderi andıran kartal sembolü tam dövmelik.

Buralara gelirseniz mutlaka yerel special olan Amok'u deneyin. Gerçi gece çarpıntı yaptı ama leziz ötesi bir şey. Çarpıntıyı margaritalar da yapmış olabilir, günah almayayım durduk yerde.

Bugün Kraliyet Sarayını gezeceğim. Yarın sabah da nehirden tekneyle Siem Reap'a doğru yola çıkacağım. Bu da demek oluyor ki bir gün daha aylaklık yapabilirim.

Akşama margaritalardan birini aylaklığa ve şerefinize içerim, söz 😉

Not: Gezinin diğer ayrıntıları twitter (@mehterr), 4sqr, instagram ve youtube'da...
















posted from Bloggeroid

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder