07 Mayıs 2010

IŞIN KARACA ARABESK SÖYLEMELİ Mİ?


Aylardır bağırıyorum arabesk patlayacak diye... Birileri ekonomik kriz teğet geçti diye dursun, arabeskin tekrar popüler olacağını bilmek için Ertuğrul Özkök ya da gazetelerde arada bir rastladığımız ekonomi kahini olmak gerekmiyor. Işın Karaca'nın yeni albümünü haber alınca tezimin doğruluğundan emin oldum (akademik onay beni ilgilendirmiyor hehehe)...
Işın Karaca, Babylon'da Arabesque gecesi yapacak dendiğinde derhal dermeyan ettim (Akif'e teşekkürlerimle)...

İşte gecenin ayrıntılar...

Üstelik Işın Karaca imzalı ve aşka dair çok özel niyetin yazılı olduğu bir albüm sizlerin olacak! Yazının sonunu okuyun! 
İtiraf ediyorum, Babylon'a ilk defa gidiyorum. Zaten Topkapı'ya da 15 yıldır ilk defa geçen yaz gittim. Dolmabahçe'nin bahçesinde tost yemişliğim vardır. Ne de olsa İstanbulluyuz... :) Her neyse... Daha içeri girer girmez kapıda Yeşil Efe kızları kokteyl ikram ettiler; rakılı olacağını bildiğimizden önce hepimizin (aykut, umut ve ben) suratında bir ekşime olmadı değil. Ama benim şansıma Mandarino düşmüştü ki sanırım bir Mandarino çeşmesi olsaydı bütün gece kana kana içerdim.
2 adet mandalinanın kabuğunu soyarak suyunu sıkın. Bir mandalinanın kabuğunun dörtte birini sıktığınız mandalina suyuyla mikserde karıştırın. Karışıma 1 cl (birkaç damla) limon suyu ve 1 kaşık şeker ekledikten sonra tekrar mikserde karıştırın ve süzün. 5 cl (1 tek) Efe Yaş Üzüm Rakısı ile hazırladığınız mandalina karışımını shakerda salladıktan sonra bir kokteyl bardağında afiyetle için. Kesinlikle Margarita sevenler için yeni bir açılım...
Bir de Rakito var ki Mojito'nun tahtını sarsabilir. Birbirimizin içkisine sarkarken bir baktık ki Işın Karaca yanımızda bitti (havamızı da atalım biraz :P)...


Var ya... Gerçekten çok tatlı, samimi bir kadın Işın Karaca... Hepimizle teker teker ilgilendi. Bütün salonla teker teker ilgilendi zaten. Kısa bir sohbetten sonra hazırlık için onu kulise yolladık.



Sonrası tabii ki 'dert bende derman sende'... Ama yazının sonunda bis versiyonunu vereceğim; çünkü artık onca şarkıdan sonra son söylediği daha kopuktu. Önce 'kimbilir'...


















Sonra kulağımıza yer eden şarkılar arka arkaya söylendi. Söylendi derken hep birlikte söyledik demek istiyorum, neredeyse herkes Işın Karaca'a eşlik etmek için yarışıyordu. Bir de sürprizler vardı tabii; bir ara Hüsnü Şenlendirici klarnetiyle 'Sevdalı'ya eşlik etti,


Yıldız Tilbe 'Tapılacak Kadınsın' dedi (hatta yeni şarkısından bir parça söyledi),



ama Selami Şahin 'Özledim' derken salon neredeyse yıkılıyordu.



Sonunda bir bakmışız ki saatler akıp gitmiş, herkesin sesi kısılmış ama 'dert bende' tekrar dinlenmeden olmazdı...



Ne demiştik en başta? Sebebi ne olursa olsun Arabesk yükselişte, basın toplantısında kameramanlara kadar herkesin şarkılara eşlik ettiğine bakılırsa bu şarkılar zaten içimize fena halde işlemiş, kulaklarımızda iyice yer etmiş. Işın Karaca'ya da söylediğim gibi bu sene en coşkulu konserler Arabesque konserleri olacakmış gibi görünüyor...

Peki Işın Karaca arabesk söylemeli miydi? Her ses sanatçısı, hayatının döneminde farklı bir şeyler yapmak ister, sanırım Işın Karaca da öyle bir dönemde. Albüm ve seçilen şarkılar ve tabii ki Işın'ın yorumu güzel ama iddia ediyorum bu şarkıların konser versiyonları herkesi fena halde koparacak... Çünkü Işın'ı canlı canlı dinlemek başka bir şey... ;)

Başta söylediğim özel imzalı albümü kazanmak için yapacağınız tek şey aşağıdaki çok kolay soruya doğru cevabı mail adresime (tıkla) göndermek... Doğru cevap verenlerden birini şahsen seçip belirleyeceğim, alınmaca darılmaca yok, paşa keyfim bilecek, bloga yeni üye olanlara öncelik tanınacak :))))

Işın Karaca en en en cin ilk hangi meşhur yorumcu ve besteci sanatçımızın vokalistliğini yapmıştı?
doğru cevap için tıkla 

1 yorum: