17 Mart 2012

AMERİKAN TÜRKÇESİ: PATLAK SOKAKLAR GERZOMAT

D. ile çevirdiğimiz kitaplardan geyik döndürürken genelde tanıştığımız insanları tam da o kitaplardaki tarzda anlatmaya girişiyoruz: Dimdik duruşu, insanı büyüleyen gözleri ve akşamüstü güneşinin tatlı bir pembelik kattığı sarı saçları görenleri afallatıyor, dokunma arzusu yaratan kadifemsi bronzluktaki teni dillerin tutulmasına neden oluyordu... falan gibi :)


İşte Batesmotelpro biraderlerin onca YouTube ve Facebook girişiminden sonra kotardığı uzun metrajlı Patlak Sokaklar: Gerzomat da Hollywood dilinin Türkçe çevirilerinin başrolde olduğu komik bir polisiye. Ana hikaye  de bildiğimiz Hollywood polisiyelerinin bir parodisi; zaten karakterlerin adları da o filmlerden. Ama ana hikayeden çok "skeç" bölümler kahkahaları hak ediyor.

Twitter'dan tek bir RT ile kaptığım gala davetiyesi sayesinde A. ile birlikte (gala sonrası için Armani Ristorante'de Johnny Walker partisine de onun davetiyesi vardı) City's Life'ta galaya katıldık.

Yıllardır kısa videolarını sosyal medyadan izlediğimiz Batesmotelpro biraderleri canlı görmek enteresandı: tam da göründükleri gibiydiler... :) Filme fazla bir şey katmayan Doğa Rutkay ise filmlerde ve televizyonda göründüğünden çok daha güzel görünüyordu.


Filmin en yıldızlarına gelince rolünün hakkını yılların oyuncusuymuş gibi veren Tansu Tunçel (John Lemmon) başı çekiyor. Volkan Öge (Black Jack), yakışıklı adam, sanırım ben de o kadar yakışıklı olsam kasılırdım adamım.  Ömür Cedimağar (Billy Billy) ise içli komiser yardımcısında fena halde başarılı. Selin Demiratar, eski güzellerimizdenmiş, dizilerde de oynamış, ama ben fazla tanımıyordum; filmin en büyük sürprizlerinden biri de o. Kesinlikle rolüne çok yakışmış. Özellikle Bill'in gelini gibi göründüğü sahneler yakıyor. Yine başka bir sürpriz komiser rolündeki Kubilay Tunçer (Peter); meğer film boyunca yanımda oturuyormuş, ışıklar yandıktan sonra ayağa kalktığında görüp oyunculuğunu şahsen tebrik ettim.

Ama en büyük sürpriz Seda Sayan'ın programına motorla girip yere yapışan (ki bu espri film boyunca tekrar etse de komikliğinden bir şey kaybetmemiş) türkücü Bülent Serttaş; rolüne acayip yakışmış. Ayı ise bence filmin en underground karakteri ve filmin afişinde sadece o kullanılsaydı filmi kült mertebesine bile yükseltebilirdi. Ayrıca filmde oynadığını sürpriz bir şekilde öğrendiğim arkadaşım Onur Büyüktopçu'nun oynadığı kondom satın alma sahnesi gerçekten çok eğlenceli.

Başta da dediğim gibi filmin başrolünde film ve dizilerin bol adamımlı Türkçeleştirilmiş dili. Patlak Sokaklar Facebook üzerinde bir web dizisi olarak başlamıştı, skeçlerde eğlenceliydi, ama film boyunca biraz yoruyor. Filmin tamamı seslendirme olduğu için özellikle dublaj hatası sahnesinde çok kıkırdadım.

Gala gecesi olduğu için bazı sahnelerde gülecek bir şey bulamasam da salonda yüksek sesli kahkahalar atıldı; sanırım oyuncuların arkadaşlarından geliyordu. Onlar da filmin yabancılaştırma etkisine katkıda bulundular. Neyse ki siz galada değil, sinemada gerçek kahkahalara eşlik etme şansına sahipsiniz. :)

Bu lanet olasıca filmi kaçıramazsın adamım... Kahretsin, lanet olasıca çeneni kapa ve seyret işte!