25 Nisan 2010

HELVAN OLAYIM, KARIŞTIR BENİ 2

Bir DJ Earworm helvası daha... Bu sefer daha eski şarkılardan... Peki, bu mashupta kimler mi var?

Ace Of Base - All That She Wants Mamma's and the Papa's - California Dreamin' Brandy and Monica - The Boy Is Mine Aaliyah - Try Again Britney Spears - Oops! I Did It Again Beyonce - Naughty Girl Donna Summer - I Feel Love Maroon5 - This Love Eminem - My Name Is Alicia Keys - You Don't Know My Name Destiny's Child - Say My Name Snoop Dogg - Who Am I? (What's My Name?) DMX - What's My Name? The Who - Who Are You? Madison Avenue - Who The Hell Are You? Eurythmics - Who's That Girl Peter Gabriel - I Don't Remember Irene Cara - Fame! Kanye West - The New Work-out Plan Lynyrd Skynyrd - What's Your Name? Jason Mraz - Eyes Open (Remember My Name) Phil Collins - Take Me Home


MUZIR ŞEYLER ya da ZEITGEIST!


Vampirle Görüşme'den bu yana Louisiana'da yeni şeyler oluyor. Vampirler azınlık haklarını talep ediyorlar ve insanca yaşamak istiyorlar. Ama konu o kadar basit değil, çünkü Louisiana Ruhu gereği başka tuhaflıklar da oluyor. Neler mi oluyor?

23 Nisan 2010

Marilyn Monroe da kimmiş?

Bunu ben söylemiyorum, kendisi söylüyor. Terapistlerinden biri olan Lee Strasberg, kamera karşısında "kendinden yola çıkması gerektiğini" söylediğinde bir sonraki terapistine dert yanarken hem de...
"Kendimden mi? Kendi de ne? Kim? O kadar önemli biri değilim ben. Kim olduğumu sanıyor, Marilyn Monroe mu?"
Yapı Kredi Yayınlarından çıkan Michael Schneider imzalı Marilyn'i Kurtarmak, tüm zamanların en ilginç kadınlarından biri olan MM hakkında çok daha fazlasını anlatıyor.


Kitap yarı biyografik, yarı kurgu, yazar da ne kadarının ne olduğu hakkında garanti vermiyor. Yine de bir zamanların Hollywood'unu, star sistemini ve dahi Freudcu terapisinin popüleritesini hakkıyla gözler önüne seriyor. Daha da önemlisi, fırtınalı hayatıyla bir döneme (ve dahi tüm zamanlara) damgasını vurmuş "Sarışın Bombanın" iç çelişkilerini, terapisti Ralph Greenson aracılığıyla bizlere aktarıyor. Kendini böylesine acımasız sorgulayan bir kadın karşısında terapisti bile "tavşan deliğine" yuvarlanmaktan kendisini kurtaramıyor.

Marilyn'in hayatı sorgulaması beni ne kadar çarptıysa da asıl yadırgadığım, kamera karşısında olmaktansa fotoğraf makinesi karşısında olmayı tercih ettiğini öğrenmemdi. Kitabı okudukça, Marilyn'in neredeyse 24 saat fotoğraf makineleriyle yaşamak istediği zannına kapılıyorsunuz. Çünkü Marilyn, duygularının "anında" yakalanmasını istiyor, Norma Jean olarak içsel duygularını fotoğraf makinesi karşısında ortaya çıkarabiliyor.

Kitaptan çarpıcı bir bölüm daha... John Houston Marilyn'e Uygunsuzlar filminde oynaması teklifini götürdüğünde, sarışın bomba "Neden ben?" diye sorar. Bunu soruyor olması bile çarpıcı ama yönetmenin cevabı, Marilyn'i biraz daha tanımamızı sağlıyor.
"Çünkü sen bir orospusun, oyuncu değil. Aynen gerçek orospular gibi, harbi orospular gibi, numara yapmıyorsun. Kişiliğinle, bedeninle, ruhunla ödüyorsun bedeli. Ama o kadının sen olmadığını biliyorsun... Sen Rosylin'i oynamayacaksın. İzleyici neyi hissetmek, neyi görmek, neyi sevmek istiyorsa onu vereceksin. Aynen böyle, sadece müşterinin ne kadar parası olduğuna bakan bir orospu gibi..."
Bana öyle geliyor ki Marilyn'in nasıl öldüğünden ziyade, nasıl yaşadığını bilmek çok daha değerli. Çok sık rastlamadığımız fotoğraflarıyla sizi başbaşa bırakıyorum. Marilyn'e dair yeni şeyler öğrenmek istiyorsanız Marilyn'i Kurtarmak kesinlikle tavsiye... ;)


18 Nisan 2010

Tarihin en alengirli komplo teorisi: Paul Öldü (mü?)

Marilyn öldü mü öldürüldü mü? Elvis gerçekten öldü mü? Peki ya MJ? Pop dünyası doğası gereği sansasyona açık olduğu içindir mi bilinmez ünlü şahsiyetlerin göçüp gittiği gerçeği bazen kafa karıştırır. 60'lı yıllarda müzikleriyle ortalığı darmaduman eden Beatles'tan Paul McCartney için de benzer bir komplo teorisi mevcut. Hem de en eğlencelisinden, en kafa karıştırıcısından... Bir sürü kanıt, bir sürü söylenti, bir sürü soru... Buyrun, sizi pop tarihinin en alengirli komplo teorisiyle tanıştırayım: PAUL IS DEAD!

16 Nisan 2010

Twitter'da Kriz/Afet Yönetimi Tatbikatı

Facebook'ta notu bir türlü yayamadığım için buradan duyurayım dedim. Özetle 19 Nisan Pazartesi günü sabah 07.00'da Twitter üzerinden gönüllülerle bir kriz/afet yönetimi tatbikatı yapılacak. Haiti'de de kullanılan sistem ülkemizde de olası durumlarda kullanılmak üzere test edilecek. Twitter, her geçen gün önemli bir iletişim kanalı haline geliyor. Örneğin bazı kentlerde Karayolları Müdürlükleri, trafik bilgilerini Twitter üzerinden paylaşıyor, #etiket sayesinde Twitter kullanıcılarının doğrudan trafikle ilgili bilgileri paylaşmalarını sağlıyor. Twitter'daysanız bu tatbikata katılmanızda fayda var; düşünmesi bile can sıkıcı ama İstanbul'da depremin ne zaman olacağını bilmiyoruz ve hepimizin taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Lütfen okuyun ve paylaşın...

Yarı şalvarımsı kot giymiş biri görünce...

... british aussie karışımı accent devreye girer: Nooooöööööğğğğğğ Noöğ Noöğ

Nadide sayfiyelerimizden Akçay'da yaklaşık bir hafta geçirip, kordonda dolaşmaya çıktığımda böyle haykırdım işte. Bütün erkekler sanki sözleşmiş ya da başka kot pantolon kalmamış gibi tuhaf yarı şalvarımsı borumsu pıntırtılı kot giymişlerdi. Biraz googlelayıp size de göstereyim istedim ama tam olarak anlatmak istediğim görüntüyü bulamadım. Neyse İstiklal caddesinde de bol bol karşılaşıyorsunuzdur zaten... 

Saawariya: Bollywood tarzı Moulin Rouge


Moulin Rouge, hikayesi, görselliği, oyuncuları ve en önemlisi müziğiyle müzikalin hakkını vermişti. Saawariya da Bollywood'un müziğini ve danslarını yine bir aşk hikayesi üzerinden harmanlayan masalsı bir müzikal. Açıkçası Bollywood hayranlığım yoktur, küçükken de öyle ayılıp bayılmazdım. Ama bu filmi gördüğümde beni yakalayıverdi...

09 Nisan 2010

Alice Nedir? ya da Zordur Geçmek Aynanın İçinden...

Şükürler olsun Tim Burton yıllardır hayalini kurduğu Alice filmini çekti de hiç olmazsa Türkiye'de Alice ile ilgili kitapların sayısı arttı. Hatırlıyorum da Lost'da Alice göndermeleri pörtledikçe kitapçılarda orijinal hikayeyi aramıştım ama çocuklar için özetlenmiş olanlardan başkasını bulamamıştım.

Sonunda beklediğim kitap arkabahçe yayınlarından geldi: John Tenniel'in özgün çizimleriyle Alice Harikalar Diyarında aynı zamanda ikinci kitap Aynanın İçinden ve kayıp bölüm Peruklu Arı'yı da içeriyor...

Ama benim sorgulamak istediğim Alice'in ne anlama geldiği... Aklımda bir sonuç var ama yazının sonunu beklemek zorundasınız... ;)

06 Nisan 2010

Titanların Savaşı ya da AssuieBum Perseus'un Çılgın Eteği!

Pazar akşamı arkadaşlar "hadi sinemaya gidelim" diye arayınca, üstüne bir de Titanların Savaşı deyince hemen üstüne atladım. Hem dışarı çıkacak, hem arkadaşlarla buluşacak, üstüne üstlük de sinemaya gidecektik. Kim hayır diyebilir ki... Final Destination 4D'den beri üç boyutlu filmlere bir gıcığım var, Alice'i 3D deneyecektim ama orijinal alt yazılı 3D opsiyonu olmadığı için düzüne gitmiştim. İyi de yapmışım çünkü Alice arada derede kalmışlığıyla beni fena halde hayal kırıklığına uğratmaya yetti. Her neyse...

se7en'dan beri bu kadar çok yağmur görmemiştim!

Heavy Rain, PS3 meraklılarının uzun zamandır beklediği oyunlardan. Konusu özetle şöyle: Mutlu ailenin mutluluğu  iki oğuldan birine araba çarptığında paramparça olur, karı koca boşanır, küçük oğlan arada bir babada kalır, tipik boşanmış aile psikolojisi vs., aradan geçen 2 yıl içinde bir seri katil peydahlanır, küçük oğlan çocuklarını kaçırıp yağmur suyunda boğulmaya bırakır, bu arada olay yerinde de bir origami ve orkide bırakmaktadır, bütün şehir diken üstündedir.


04 Nisan 2010

2010 Bahar/Yaz trendleri!


Renkleri görünce bir kez daha trend sezgilerime güvenimi tazelemedim dersem fena halde yalan söylemiş olurum. OSHUBU!nun renklerine bakmak bile yeterli... Neyse, hava atmak bir yana, pantone bahar/yaz moda renkleri ve trendlerine şöyle bir göz atalım.

Bir cumartesi daha böyle geçti: siyah mantar, gönül sokak, harbiyede piyasa ve aşk ve dahi benim zavallı çatalım

Daha önceki cumartesi akmasını okuyanlar bilir; gece çıktım mı yerimde duramıyorum, geceye tam anlamıyla akıyorum, artık gece nereye giderse...